Kamboçya’da Yaşam

Kamboçya’da Yaşam

Kamboçya’ya Vietnam üzerinden kara yoluyla ulaştık. Sınırda çanta kontrolü gibi olaylar olmuyor. Otobüs firmaları da otomatik hale getirmiş işleri pasaportlarınızı otobüste topluyorlar, Vietnam’dan çıkış yaparken memura hepsini birlikte veriyorlar. Memur makine gibi sadece çıkış damgası vuruyor. Ardından bir arka binaya giriyorsunuz. Vizeye ihtiyaç duyanlar 5-10 dakikada alabiliyor. Biz sırtımızda çantalarla pasaportu gösterip 5 dakikada girdik. 

Ülkede ilk gözüme çarpan olay yolların görünüşüydü. Sanki bir Afrika ülkesi gibi yolla toprak iç içe, fakirliğin getirisi olan bir durum olarak toplanmayan çöpler rüzgarla etrafa saçılmış haldeydi. Vietnam’da motor görmeye alıştıktan sonra burada her taraftaki jipler de göze çarpıyordu. Her an safariye gidecek bir haldeydi herkes. 

Başkent’te bir bölge haricinde ülkede düzenli olan bir yer yok. Kaldırıma hiç girmiyorum, Siem Reap’ta otelin olduğu sokak, sokak gibi daha çok taş yığılmış bir alana benziyordu. 

Kamboçya’nın para birimi Kamboçya Riel’i. 1 Amerikan Doları 4000 Riel ediyor. Ülke turizmle geçindiği için insanlar artık dolar kullanmaya başlamış. Nere giderseniz gidin fiyatlar dolar olarak yazıyor. Eğer Riel ödemek isterseniz kur her yerde aynı 4000 üzerinden işlem yapıyorlar. Ülkede cent kullanılmıyor. Centi Riel karşılığı olarak yine kağıt paralarla veriyorlar. 

Ülke genel olarak çok fakir. İnsanlar tarımla uğraşıyor fakat tarımın komşuları olan Tayland kadar bir getirisi yok. Asgari ücret günlük 3 Amerikan Doları. Yemek, ulaşım dahil değil. Eğitim ücretsiz değil, her öğrenci günlük olarak öğretmene ödeme yapıyor. Bu fiyat bir çiftçiye göre çok fazla olduğundan kırsal kesimlerde çocuklar ilkokuldan sonra çalışmaya başlıyor. Normal okullar yerine daha ucuz olan Pagodalarda eğitim almakta mümkün fakat buralarda evlerine çok uzak olduğundan bir öğrencinin sabah 4te kalkması gerekiyor. Şehirlerde ise durum farklı. Çoğu kişi lise çağında iş aramaya başlıyor ve üniversiteye gitmiyor. Yerli halkın söylediğine göre Kamboçya’da fakir doğarsanız,  fakir olarak ölürsünüz.

Yeme içme oldukça ucuz. Sokakta 2-3 liraya, güzel restoranlarda 10-20 liraya yemek mümkün. İçki sudan ucuz durumda. Biralar sokakta da restoranda da 50cente satılıyor. Farklı et türlerini deneme fırsatına sahipsiniz. Timsah eti, kanguru eti, devekuşu eti gibi çok farklı etler restoranlarda satılıyor. 

Hava oldukça sıcak ve nemli. O kadar nemli ki terlediğiniz zaman o asla kurumuyor. Yağmur sezonunda bir de ıslanırsanız belki bir hafta o kıyafet ıslak kalıyor. Fakat ormanlık kesimler gölge ve serin.

Comments

comments

Previous BağışRail
Next Enişte Doblosunu Karavana Çevirip Avrupa' yı Gezmek 

0 Comments

No Comments Yet!

You can be first to comment this post!

Leave a Reply

You might also like

Raydan Çıkanlar 1Comments

Kopenhag’ ta bir hippi köyü

Kopenhag’a iniyorsunuz. Cool binalar, büyük oteller. Tam bir fahiş metropol. Tramvaylar, metrolar, lüks arabalar ve koşuşturan insanlar. Uyuşturucu yasak. Keskin bir viraj, iki su kanalı ve bir adayla bütün bunlara

Raydan Çıkanlar 0 Comments

Mayıs ayında Interrail Turkiye’ de hangi diyarları gezdik?

Ayların cuma akşamüzerisi, kutsalımız..Mayıs ayının gezgin bülteninden herkese selamlar.Yeri gelmişken bir de Orta Asyalardan fıtı fıtı tee buralara gelen Atalarımızın gezgin ruhuna selam olsun ! Biz bu ay yine leyleği havada