Ezgi Turan Lübnan Beyrut Tavsiyeleri

Ezgi Turan Lübnan Beyrut Tavsiyeleri

Lübnan

-İlk olarak bilindiği üzere Lübnan bizden vize istemiyor. Lakin daha önce İsrail’e giriş yapmış ve pasaportunda damga bulunuyorsa giriş yapamıyorsunuz. Eğer pasaportunuzu değiştirdiyseniz sıkıntı olmuyor. Fakat Lübnan’a gidip daha sonra İsrail’e gitmek isterseniz yine aynı durum, pasaportunuzu değiştirmeniz gerekiyor. 


– Biz ikimizde çalıştığımız için girişte sıkıntı olmasın diye kalacağımız yerin rezervasyonunu ve iş yerimizden geri döneceğimize dair belgelerimizi almıştık fakat kimse bunlarla ilgilenmedi Lübnan’a girişte. Bu yüzden yine de yanınızda bulundurun fakat çok da lazım diyemem. 
– Uçak biletlerimizi Pegasustan direkt uçuş olarak aldık zaten gidiş 1 saat 25 dk dönüş 1 saat 40 dakikada tamamlandı. Biletleri de kampanyadan gidip dönüş cüzi 350 lira gibi bir rakama almıştık. Çünkü Lübnan biletleri genelde pahalı oluyor. Kovalarsanız güzel şeyler çıkabilir. Bizim kaldığımız otel nispeten daha uygun ve güzel olan Hamra bölgesindeydi. 3 gece 4 tam gün kaldık ama 3 tam gün ideal diye düşünüyorum. Bu arada sakın ülke uygun diye düşünmeyin. Malesef Lübnan pahalı bir ülke Lübnan Poundu adlı para birimleri var ama her yerde Dolar da geçiyor. Kredi kartı pek kullanılmıyor onu belirteyim. Biz gittiğimiz çoğu yerde özellikle yemek yenilecek yerlerde veya kafelerde kredi kartıyla ödeme yapamadık.
-Hostel kültürü yok denilebilir. Biz booking gibi sitelerden bakarken pek fazla göremedik. O yüzden 3 gece otelde kaldık fakat gecelik 25 dolar gibi bir şeye denk geldi. Otel güzeldi. Mecbur kalmasak hostel tercih ederdik ama güvende olmak istedik biraz, zaten pek seçenek bulamadık dediğim gibi. 


– İlk olarak bizim az da olsa tedirgin olduğumuz şey Hizbullah’ın ülkede etkin olmasıydı. Onlar için bu alışıldık bir şey zira zaten ülke yönetiminde parti biçiminde olan bir örgütlenmeden söz ediyoruz. Fakat Beyrut çevresinde ve bizim gezdiğimiz bahsedeceğim yerlerde etkin değillerdi. Havaalanından Beyrut’a geçerken o bölgede Hizbullah bayraklarını görebilirsiniz. Baalbek bölgesinde de etkin olduklarını biliyorduk. Baalbek arkeolojik açıdan zengin olsa da hem maddi olarak hem de biraz öğrendiklerimizden ötürü gitmeyi tercih etmedik. 
-Ulaşım büyük sıkıntı. Taksi haricinde ulaşım imkanı yok gibi. Biz genelde Beyrut içinde 1-2 kez hariç taksi kullanmadık diyebilirim. Minibüsler var fakat içerideki insan profilinden dolayı insan pek binmiyor. Zaten yerli halk da kullanmıyor. 
-Hemen hemen herkes ingilizce biliyor. Bu yüzden iletişim çok rahat. Caddelerde, mağazalarda ingilizce açıklamalar var bu yüzden çok daha kolay her şey. 
-Biz iki kadın gittiğimiz için yaşadığımız tek sıkıntı yürürken arabaların kornalarıyla tacize uğramamız oldu ama korna çalıp çalıp, belki arabayla yanınıza yaklaşıp eğer bakmazsanız basıp gidiyorlar. Laf atma olayına rastlamadık ama 5 dk da bir korna olayı rahatsız edebiliyor. Yabancı olduğumuzun fark edilmesinden ötürü olduğunu düşündüm ben. Giyimimizde şort tshirt takıldık ama gece otele dönerken yine de pantolon olayına döndük ne olur ne olmaz diyerek.
Beyrutta gezilebilecek yerler

 Hamra bölgesi : Eski Lübnan’ı en çok yaşayabileceğiniz yer, aynı zamanda öğrencilerin yoğunlukta olduğu bölge zira çok güzel bir üniversiteleri var içini girip görmenizi tavsiye ederim (American University of Beirut) 
Downtown : Burası şehrin yeni oluşan bölgesi muhteşem lüks binalar arabalar görebilirsiniz . Downtown’un içinde Beirut Souk bulunmakta. Açık bir avm tarzı hatta çarşı tarzı bir yer. Lüks mağazaları, belki de orta doğudan beklemeyeceğiniz kadar şık ve rahat giyinen insanları görebilirsiniz. Downtown’ın Parlemento binası civarı biz gittiğimizde askerler tarafından kapatılmıştı çünkü Pazartesi günü yeni başbakanları gelecekti o yüzden o caddede in cin top atıyordu. Yine de görülmesi gereken güzel bir yer. Bu kısmından Muhammed el Emin Camisi’ni görebilirsiniz. Dikkat çekici bir yapı olarak karşınıza çıkıyor.
Cornich (Korniş) : Deniz kenarına boydan boya bu ad veriliyor fakat Downtown’ın hemen altında bulunan kısmında yat marinası bulunmakta. Keyifli vakit geçirip bir şeyler içebileceğiniz aynı zamanda denize bakabileceğiniz güzel bir yer. Benim Beyrutta en keyif aldığım yer diyebilirim. Aynı zamanda Hamra’nın daha aşağısında kalan kısmında ise Güvercin kayalıklarını görebilirsiniz. 
Monot Caddesi : Gitmeden önce okuduğum yazılarda buranın adeta bir Nevizade olduğunu yazanlar olmuştu. Hayal kırıklığına uğradık. 5-10 mekandan fazla yoktu, çok da fazla bir olayı yoktu. Gidin görün ama beklentiye girmeyin derim. 
Achrafieh (Eşrefiye) : Burada şehrin en büyük AVM’si var. Gitmişken görelim dedik vaktimiz çoktu. Vaktiniz olursa gidin görün derim. 
Gammayzeh (Cimayze) : Bir çok pub bulunduğunu ve gece hayatının çok yoğun olduğunu okumuştuk yine gitmeden önce. Ya biz o kadar geç saate kalmadık ya da çok alenen bir gece hayatı göremedik sanırım. Yine de güzel bir cadde görülmesi gerek diye düşünüyorum. 
Beyrutta bizim tatmayı başarabildiklerimiz 
Humus tabi ki ülkemizde de gayet başarılı Lübnan’da da denemenizi kesinlikle tavsiye ederim hemen hemen her yerde var. 

Memleketine gitmişken falafel yemeden olmaz. Zaten şehri “Barbar” adında fast food zinciri ele geçirmiş fiyatları diğer yerlere nispeten daha iyi burada yemenizi tavsiye ederim. 

Muhammara’yı yine Türkiye de denemiştim fakat Lübnan da yapılana aşık oldum diyebilirim. 

Tabbule, Fattoush isimli iki adet salatası var denenmesi gerekenlere ekleyin derim. 

Onun haricinde size önerebileceğim yemek yenebilecek iki yer var biri Le Chef (Gammayzeh’e üzerinde) Esnaf lokantası tadında bir yer, yemekler müthiş lezzetli ve Lübnan mutfağının güzel lezzetlerini tadabilirsiniz.

Bir diğeri (Hamra caddesi civarında) Beit Halap. Biraz salaş bir yer gibi görünüyor (aslında Hamra’da ki çoğu yer gibi) ama lezzetine güvenebilirsiniz. 

Kahwet Leila adlı kafe var nargile bira vs bulabilirsiniz. Bir çok yerde karşınıza çıkar. Zaten Nargile Lübnan’da fazlasıyla içiliyor. O yüzden bu ortamda tadını çıkartmak için denenebilir. Bu arada çoğu kapalı mekanda sigara içiliyor bu da ek bilgi olsun .
Beyrut haricinde Lübnan’da gidilebilecek yerlere gelinirse, biz otelden taksi ayarlarak Byblos, Jeita ve Harissa turu ayarladık. Toplam 130 dolara denk geldi. Kişi başı 65 dolar ödedik ama kişi sayınız fazlaysa daha aşağı çekebilirsiniz. Veya otelden değil kendiniz taksi ayarlayıp da daha uyguna getirebilirsiniz. Gidilecek yerler nispeten uzak olduğu için taksici bizi yarı yolda bırakıp gitmesin, geldiğimiz gittiğimiz kişi belli olsun diye biraz sağlamcı davrandık. 100 dolara ayn turu ayarlayanlar da olmuş duyduğum kadarıyla. 
Byblos: Liman kenti. Kesinlikle Lübnan gezimde en keyif aldığım yerlerden biri. Özellikle bizim gittiğimiz zaman hava sıcaklığı 27 dereceyi gösterdiği için daha da keyif aldık. Direkt içinde kale var ama biz ekstra para vermek istemediğimizden şehri turladık diyebilirim. Eski yapıların içinde adeta alaçatıyı andıran çok güzel renkli sandalyeler,masalar, çiçekler var. İnsanın içi açılıyor o küçük sokaklardan geçerken. Biz bir de abartıp denize girmeye kalkıştık daha önceden adını aldığımız iki adet beach clup vardı fakat birini biz bulamadık biri de fiyat olarak çok uçuk geldi. Tam umudumuzu kesecekken “Riviera Beach ” diye bir yere denk geldik. Otel tarzı bir yer. Görevliye fiyat sorduğumuzda ücretsiz geçin girin denize diyince havalara uçup 1 saat kısmen deniz keyfi yaptık diyebilirim. Aklınızda olsun belki size de denk gelebilir.
Harissa : Meryem Ana heykelini görmek için teleferikle denizden 650 metre yükseğe çıkıyoruz. Tabi ki bu benim gibi yükseklik korkusu olanlar için çok iç açıcı değil ama yine de dayanıyorum bir şekilde. Yine de gördüğümüz manzaraya değiyor . Biz pazar günü gittiğimiz için insanlar ibadet etmeye gelmişlerdi ve hatırı sayılır bir kalabalık vardı çoluk çocuk. 
Jeita: Ve geldik beni en çok etkileyen kısma. Jeitta Grotto adlı mağaraları gezmeye gidiyoruz. İki adet mağara var aşağı ve yukarı kısım olmak üzere. İlk olarak yukarı mağarayı gezmeye çıkıyoruz. Her adımımızda ağzımız açık kalıyor. İnsan gerçekten hayret ediyor. Karstik oluşumlarla şekillenmiş bir mağaranın içerisinde sanki Yüzüklerin Efendisinde bir sahnedeymiş gibi hissediyorum kendimi. Hayret içerisinde aşağıdaki mağaraya iniyoruz. Burada küçük bir botla su oluşumunun içinde çok kısa bir tur atıyoruz ve jeita’da ki gezintimiz de son buluyor. (içeride fotoğraf çekmek yasak olduğundan çekemedik telefonları alıyorlar. o yüzden internetten fotoğralarına bakabilirsiniz)
Bizim için keyifli bir geziydi. Orta doğu kültürünü yaşamak, savaşlardan kendini toparlamış bir ülke görmek, muhteşem lezzetli yemekleri tatmak, değişik bir deneyim için muhteşem bir gezi oldu. 
Bu gezide benimle olan muhteşem yol arkadaşım Gizem’e teşekkür ediyorum. Yol açık arkadaşlar 🙂

Comments

comments

Previous Resmi Dili Olmayan Ülkeler Olduğunu Biliyor Muydunuz ?
Next Muhteşem Fas Fotoğrafları Ve Tavsiyeler

0 Comments

No Comments Yet!

You can be first to comment this post!

Leave a Reply

You might also like

Seyahat Anıları 0 Comments

Pasaportum Bile Yokken Kendini Roma’da Bulmak

Karar verdiğimizde elimizde pasaportumuz bile yoktu bi anda oldu her sey. Yeri geldi icecegimiz sudan bile kıstık biriktirdik bi sekilde parayi. Biriktirdik biriktirmesine de alıydı puluydu derken daha ülkeden çıkmadan

Seyahat Anıları 0 Comments

Gezmeye Ankara’ dan Başlayıp Dünyaya Açılmak

Gezmeye önce buradan başlayabilirsiniz. Gezmek diyorum, kendime bazen; ne demek? Katledilen mesafelerden, kilometrelerden mi ibaret? Hiç sanmıyorum: Ne zaman gezmenin anlamını dolu dolu düşünecek olsam, kilometreleri saatlere bölen bir hızla